
İnan ne yapacağımı bilmiyorum o menteşeyle! Keşke sökmeseydim o mobilyadan. Hani o mutfak dolaplarında olan cinsten. Yerinde kullanılsa çok işe yarar eminim. Ama ben ne yapacağım onunla hiçbir fikrim yok... Bir ara duvara raf monte ederim, kitaplıktan taşma belirtileri gösteren kitaplarımı dizerim diye düşündüm. Matkap gerektiriyordu, çok iş çıkaracaktı. Tersten baktığımda da E.T'ye benzettim. Bir stopmotion kısa filmin baş rol oyuncusu olabilirdi pekala. Ağız göz aynı... Düşündüm, o "ağır" kitaplara eklenebilir mi diye. Müthiş karizması olurdu açarken kütüphanede.
Acıtıyor artık elimi onu açıp kapatmak, acıtıyor ruhumu bu işe yaramazlığı. Belki de acıtan onu yerinden yurdundan koparıp ona yeni bir misyon yükleyememiş olmamdandı. Mühendis arkadaşlarıma mı göstersem acep? Onların daha bir analitik bir düşünüş tarzları var. Kesin bir yer bulurlar günlük hayatta o menteşeye. Hayır hayır ben ona yeni bir işlem kazandırıp eve gelen arkadaşlarıma "ne kadar yaratıcı" olduğumu kanıtlamalıyım. İnan o zaman insanların bana duyduğu saygı çok daha artardı. Ya da ben bir menteşeden medet umacak kadar zavallılaşmıştım.
Özür dilerim menteşe kardeşim, seni ait olduğun yerden koparıp hiçbir işe yaramaz hale soktum, seni alet ettim toplum içindeki rolümü "sivriltme" hayallerime. Özür dilerim menteşe kardeşim, seni sadece "sen" olarak kabul edemedim.




